AI ajanı (agent), kendisine verilen bir hedefe ulaşmak için kendi başına plan yapan, araçlar kullanan (web araması, kod çalıştırma, dosya okuma, API çağırma) ve ara sonuçlara göre adımlarını düzelten yapay zekâ sistemidir. Klasik bir chatbot tek soruya tek cevap verir; ajan ise “şu işi hallet” der demez çok adımlı bir döngüye girer: düşün, aracı çağır, sonuca bak, gerekirse yeniden dene.
Somut bir örnek: “Gelecek ay İzmir’e uygun fiyatlı bir iş seyahati planla” dediğinizde chatbot size genel tavsiyeler yazar. Bir ajan ise takviminize bakar, uçuş sitelerini sorgular, fiyatları karşılaştırır, uygun oteli bulur ve onayınıza hazır bir plan (hatta rezervasyon taslağı) çıkarır. Yazılım dünyasından örnek: bir hata kaydı verildiğinde kodu okuyan, düzeltmeyi yazan, testleri çalıştıran ve değişiklik önerisi açan kodlama ajanları bugün fiilen kullanılmaktadır.
Chatbot’tan farkı ne?
Fark modelde değil, kurgudadır: ajanın çekirdeğinde yine bir büyük dil modeli vardır; onu ajan yapan şey araç erişimi, hafıza ve deneme-düzeltme döngüsüdür. Ekran görüntüsü işleyebilen multimodal modeller, ajanların bilgisayar arayüzlerini insan gibi kullanmasını da mümkün kılar. Madalyonun öbür yüzü risktir: özerklik arttıkça hatanın maliyeti de artar — model halüsinasyon görürse ajan yanlış eylemi gerçekten yapar. Bu yüzden iyi ajan tasarımında kritik adımlar (ödeme, silme, gönderme) insan onayına bağlanır ve ajanın davranışı dikkatle yazılmış promptlarla sınırlandırılır.