AI ajanı, bir hedef verildiğinde bu hedefe ulaşmak için gereken adımları kendi belirleyen, sırasıyla uygulayan ve sonuçlarına göre planını güncelleyen bir yapay zeka sistemidir. Klasik bir sohbet asistanı size tek bir cevap yazar; bir ajan ise “şu raporu hazırla” dediğinizde önce veriyi çeker, analiz eder, taslak yazar, kontrol eder ve gerekirse baştan dener — insanın her adımda müdahale etmesine gerek kalmadan.

Bir ajanı klasik bir dil modelinden ayıran üç yetenek var: tool use (harici araçları çağırabilme — arama yapma, kod çalıştırma, dosya okuma), planlama (hedefi alt adımlara bölme ve sırayla yürütme) ve hafıza (önceki adımların sonucunu bir sonraki karara taşıma). Bu bileşenler bir araya geldiğinde, model artık pasif bir cevaplayıcı değil, aktif bir yürütücü haline gelir.

Ajanların dış dünyayla nasıl konuşacağı standart bir soru haline geldi; MCP (Model Context Protocol) gibi protokoller, bir ajanın farklı araç ve veri kaynaklarına tutarlı bir şekilde bağlanmasını sağlıyor. Birden çok ajanın görev paylaşarak birlikte çalıştığı kurgulara ise orkestrasyon denir — örneğin bir ajan araştırma yaparken, başka bir ajan yazdığı metni denetleyebilir.

Pratikte AI ajanları bugün en çok kod yazma (terminal içinde çalışan CLI ajanları), müşteri destek otomasyonu ve iş akışı otomasyonunda (n8n gibi araçlarla) kullanılıyor — insanı döngüden tamamen çıkarmadan, tekrarlayan çok adımlı işleri devralıyorlar.